Anasayfa > Çocuk Psikolojisi > Aile içi Stres ve Çocuk
Aile ortamı, yaşayan bir organizmaya benzetilebilir. Nasıl ki kişinin bir organı hasta olduğunda bütün vücudu etkilenirse aynı şekilde aile üyelerinden birinin bedensel veya ruhsal bir sorun yaşaması aile bireylerinin psikolojisini etkileyecektir.
Stres etkenlerinden sözetmek gerekirse;
Aileden birinin ölümü, aile bireylerinden birinin ölümcül bir hastalığa yakalanması, aileden birinin zeka özürlü veya sakat olması, iflas, ailenin aşırı borcu olması, taşınma, ayrılık, boşanma, göç, ekonomik zorluklar, yoksulluk, kalabalık aile ortamı, bedensel hastalıklar, tabii afetler, cinsel ya da fiziksel istismar, ebeveynlerdeki madde bağımlılığı, çocuğa yeterli ilgi ve sevginin verilmemesi, çocuğun sağlık bakımının yapılamaması, çocuktaki zeka sorunlarına paralel olmayan ondan aşırı beklenti içinde olma, aile içi güvensizlik ortamı, aile içi kavga gürültü, işsizlik, yeni bir kardeşin doğumu, sosyal çevrenin aileyi dışlaması, suça bulaşma ve sabıkalı olma, ikinci evlilik, kuma gelmesi, kan davası, yeni bir iş, iş yeri stresinin fazlalığı, aşırı iş yoğunluğu, işsiz kalma korkusu, anne babanın çocuğu aşırı koruması, çocuğa uygulanan aşırı kontrol, okur yazar olmama, okuldaki şiddet olayları, okul sorunları, eğitim sistemi ile ilgili sorunlar , vb.
Stres etkenleri sonucunda, bazı psikolojik sorunların oluşması olağandır. Anne babada gelişebilecek sorunlar;
Depresyon, panik atak, psikosomatik rahatsızlıklar; baş ağrısı, sindirim sorunları,saç dökülmesi gibi, hayata karşı isteksizlik, kişisel bakımda azalma, iş motivasyonunda düşme, aileye ilgide azalma, uyku ve iştah değişiklikleri, konsantrasyon düşüklüğü, çabuk sinirlenme, tahammülsüzlük, yalnızlığa eğilim, sosyal çevrelerde uyumsuzluk, halsizlik, yorgunluk, madde bağımlılığına eğilim, vb. Anne babadaki bu değişikliklerin, ailede yaşayan diğer bireylere ve elbette ki çocuklara olumsuz etkileri olacaktır.
Çocuklarda görülen belirtiler ise;
Okul başarısında düşme, arkadaş ilişkilerinde sorunlar, sosyal aktivitelere karşı ilgisizlik, özgüvende azalma, tahammülsüzlük, çabuk sinirlenme, fazla uyuma veya uykusuzluk, iştahta artma veya azalma, olayları olumsuz değerlendirme , yalnızlığa eğilim, alınganlıkta artış, hayal dünyasında yaşama, aileye karşı gelme, madde kullanımına eğilim, her şeyden çabuk sıkılma, sevdiklerinin başına bir şey gelecek korkusu, içe çekilme ve sessiz olmayı tercih etme, okula gitmek istememe, konuşmaya ve etkileşime isteksizlik, öfke patlamaları, aşırı hareketlilik görülebilir.
Çocuklarda oluşabilecek psikiyatrik durumlar ise;
Depresyon, sosyal fobi, gelişimsel yönden gerileme, travma sonrası stres bozukluğu, altını ıslatma ve kirletme, tik bozuklukları, kekeleme, konuşma bozuklukları, davranış değişiklikleri, bağlanma bozukluğu, dissosiatif bozukluklar, kaygı bozuklukları, uyku bozuklukları vb. gibi sorunlardır. Bu tür durumlar söz konusu olduğunda, zaman geçirmeden psikolojik tedaviye başlanmalıdır.